Somon Kabayaki

Japon mutfağına ilgimi artık biliyorsunuz. Özellikle sushi konusundaki zaafım Unagi (yılanbalığı) ile zirveye çıkıyor. Ancak unagi, sushi yapımında çiğ olarak kullanılmıyor ve mutlaka kabayaki yapılıyor. Bir balık pişirme yöntemi olarak favorilerimden olan kabayaki’yi geçenlerde somon için uyguladım.

salmonBu iş için öncelikle güzel bir somona ihtiyacımız var. Peki iyi somon nasıl anlaşılır? Mesele renklerde: pembesinin olabildiğince yoğun ve doygun, aradaki beyaz yağ çizgilerinin keskin ve olabildiğince ince olmasını istiyoruz. Başka balıklarda Beşiktaş balık pazarında Müddet tek tercihim olmakla beraber, somon konusunda macrocenter‘dan vazgeçmiyorum. Hem taze hem de iyi kesilmiş somon bulabiliyorum. İsterseniz reyonda çalışan işinin ehli arkadaşlara da kestirebilirsiniz ama ben somonu büyük parça olarak alıp evde kendim dilimleyip donduruyorum.

Gelelim kabayaki yapımına. 2-3 kişilik pişirme için gerekli ölçüyü veriyorum, siz kendinize göre arttırır azaltırsınız. Bir kahve fincanı soya sosu, bir kahve fincanı su, bir tatlı kaşığı şekeri (kahverengi şeker daha bile iyi olur) bir cezveye koyup karıştırıyoruz ve kaynatmadan sadece şekeri çözene kadar ısıtıyoruz.

20140617-162917-59357377.jpgEğer somonumuz tazeyse doğrudan, buzluktan çıkmışsa biraz yumuşayınca (tamemen çözülmesine gerek yok) mümkünse cam bir saklama kabında soya soslu karışıma yatırıyoruz. Gidip gelip çevirip her yerini sosa maruz bırakıyoruz. Bu durumda ne kadar uzun kalırsa o kadar iyi. Eğer uzun süre marine olacaksa ve hava da sıcaksa buzdolabında bekletmek iyi olur. Sosun nüfuz ettiği yerlerin renginin hafifçe koyulaştığını göreceksiniz.

20140617-161534-58534676.jpgPişirme zamanı geldiğinde bir tavaya bir yemek kaşığından biraz fazla yağ koyup hafifçe kızdırın ve somon parçalarını varsa önce deri tarafı altta olacak şekilde tavaya atın. Bu noktada biraz sıçrayabilir, kendinizi koruyun. Orta ateşte üzerine bir kapak kapatarak 2-3 dakika pişirin.

Şimdi marine ettiğimiz kaptaki sosun yarısına yakınını somon parçalarının üzerlerine dökün. Bu aşamada yine sıçrayanlar olabilir, dikkat. Kapağını kapatıp 2-3 dakika daha pişirin ve sonra ters çevirin. Şimdi biraz daha sos ekleme zamanı. Artık daha az sıçrayacaktır. Artık kapaktan kurtulabilirsiniz.

20140617-161534-58534948.jpgSosun tamamını ekleyin ve isterseniz 1-2 kez daha çevirerek her iki tarafının da artık karamelize olmaya başlayan sosla kaplanarak piştiğinden emin olun.

Sos bal kıvamına geldiğinde somonları ocaktan alın ve soğutmadan servis yapın. Bir önceki yazıda anlattığım Avokado ve Salatalıklı Salata‘yla birbirlerine çok yakışıyorlar.

Kişisel Somon Güveç

Güveç yemeklerin en önemli sorunu uzun zamanda pişmeleri. Bunun alternatifi tek kişilik küçük güveç kaplarında herkes için ayrı pişirmek. Bu da yemeğin özelleşmesini ve böylece örneğin mantar sevmeyen birine aynı yemeği mantarsız hazırlayabilmeyi sağlıyor. Fotoğraflarda gördüğünüz mini güveçleri Tantitoni‘den almıştım. Yaklaşık 10 x 16 cm boyutlarındalar ve farklı renkleri var. Şu ana kadar herhalde 10-12 kez kullanıldılar ve en ufak bir aşınma veya yıpranma yok. Yani gayet kaliteli çıktılar.

20140206-134412.jpg

Benim favorim de deniz ürünlerinden güveç hazırlamak. Çünkü hem kolay pişiyorlar, hem de farklı lezzetleri küçük bir potada birleştirmek mümkün oluyor.

Gelelim hazırlığa. Kapların dibine azıcık zeytinyağı ve üzerine Igloo’nun hazır “Steamfresh” sebzeleri, üzerine de temizlenmiş ve dondurulmuş olarak satılan (IKEA) somon dilimlerini çözülmelerini bile beklemeden küp küp doğruyoruz, aralarına yine aynı şekilde biraz karides ekliyoruz.

20140206-134431.jpg

Bir kaşerolde biraz zeytinyağını kızdırıp içine ince doğramış kuru soğan atıp biraz çeviriyoruz. Biraz renkli biber ekleyip iyice rengi değişene kadar kavuruyoruz. Rengin değişmesi soğanların karamelize olduğunu gösteriyor. Bu noktada işin sırrı devreye giriyor ve Knorr’un sıvı/jel halindeki tavuk bulyonundan bir adet, 2-3 yemek kaşığı soya sosu ve bir fincan kadar su ekleyip karıştırıyor ve altını kısıyoruz. Bu karışım iyice yoğunlaşınca güveçlere paylaştırıyoruz.

Önceden ısıtılmış 200 derecedeki fırının tam ortasına güveçleri yerleştiriyoruz ve yaklaşık 18-20dk kadar pişmelerini beklerken üzerini örtecek kadar dil peynirini rendeliyoruz. Rende yerine ince dilimler halinde kesebiliyorsanız daha bile iyi. Fırını hafif araladığımızda miss gibi pişmiş balık kokuyorsa peynir zamanı demektir. 20140206-134448.jpg Güveçlerin üzerine dil peynirini yayıyoruz ve fırını ızgara moduna alıp bir raf yukarı yerleştiriyoruz. Yaklaşık 5 dk sonra peynir eriyip üstü kızarmış olmalı. Fırından alıp kişisel servisin bir gerekliliğı olarak her birini ayrı bir nihaleye koyup servis ediyoruz.

Afiyet olsun.